INTERNATIONAL ACADEMY OF SPECIAL METAPHYSICS.FAR EASTERN PHILOSOPHY AND ALTERNATIVE MEDICINE IS INSTRUCTOR GÖKHAN HANİ.
  DÜŞÜNCEDE ÖZGÜRLÜK
 


DÜŞÜNCE GÜZELLİĞİ:  
    Doğada yaşayan varlıkların en üstünü insandır.İnsanı,insan yapan ve insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik akıl ve düşüncedir.Düşünce; duruş,bakış,algılayış ve yorum gücünün söyleniş biçimi olarak çekicilik ve güzellik kazanır.
             Düşünce güzelliği,serbest düşüncede,etikte ve estetikle orijinalitedir.Düşünce güzelliğini fiziksel güzellikte ve maddi değerlerde aramak kopyacılık,hazırcılık ve ahmaklıktır.
             Düşünce güzelliğinin geliştiği toplumlarda,ileri bir kültür seviyesi,eğitim ve öğretim sisteminin ezberci-milliyetçi yapılardan sıyrılması,serbest düşünceyi geliştirici altyapı ve toplumsal ahlakın geniş görüş ve bakış açısı yatar.
              Bir toplum,çağdaş medeniyeti ve ilerici zihniyeti yakalamak istiyorsa; önce eğitim-öğretim sistemini sonra ekonomik kalkınmayı tüm halk kesimine eşit şekilde sunması ve koruması gerekir.Her şeyin başı eğitim ve ekonomidir.Bir ülkede ekonomik ve eğitimsel eşitsizlikler varsa; o ülkede daha çok yaralar olacak; hırsızlık,çeteleşme ve yobazlıklar vs gibi kötü olgular devam edecektir.
              Günümüzdeki liberalist devlet yapıları artık,iç zararlarından kurtulmak ve dış ülkelere olan borçlarını az da olsa kapatmak için elindeki kurum ve kuruluşlarını satarak özelleştirme yoluna gitmektedir.Devlet, özelleştirdiği kaynaklarından çeşitli yasalarla aldığı vergiler ile de; kendi bünyesinde çalışan işçi ve memurlarına maaş vermektedir.
              Devlet anayasasında bile yer alan,istihdam sağlama görevini,özelleştirdikleri kurum ve kuruluşlarla paylaşarak,geçmişten gelen istihdam sorununun üzerine kapatmaya çalışmaktadır.Devlet,elinde bulunan kurum ve kuruluşlarındaki memur ve işçi seçimlerini,sadece ezberci eğitim yansıması olan 3-4 saatlik zamanlı bir sınavla belirlemesi,kültürel yapısı gelişmemiş,konuşmasını bilmeyen ve ağzından su akan bazı insanlara sunması asla affedilemez yanlışları beraberinde getirmektedir.Özel sektörlerin ise insan kaynaklarındaki personel seçimleri,kendi şirketlerinin başındaki genel müdürleri bırakın; yönetildikleri ülkenin Cumhurbaşkanı,başbakanı ve bakanlarında bile bulunmayan özelliklerde personel seçimi şartları koyması aklı ve hayalleri zorlamaktadır.
              İnsanlar geçmişte kaybettiği ekonomik zararı, zamana vurduklarında yada babalarının parasıyla veya başka yollarla zenginleşip,gösteriş yapan insanların yaşam kalitesini yakalamak için kolay yoldan zengin olma hayalini kurma yoluna gitmektedir.Bu amaçla hareket eden insanlar hayali ihracat,sahte para,uyuşturucu vb gibi yollara başvurarak kendilerine göre geçmişin açısını çıkarmak ve daha zengin olmak için kolay yoldan zengin olma hayalinde yaşamak için her türlü eyleme başvuracak konuma gelmişlerdir.Bir ülkede zenginler daha çok zenginleşe dursun,fakir halk yerinde sayıyorsa! bilinsin ki;
o ülke de asla ekonomik anlamda eşitlik yoktur.
              Geçmişten gelen örf,adet,gelenek ve göreneklerini,inanç boyutuyla pekiştiren bir topluma, hazırcı,kopyacı, ve alt yapısız bir kültür sunulmaya çalışılırsa, o ülkede bozuk bir kültür modeli oluşur.Post modern zihniyetlerin,batılılaşma dedikleri,kültürel çılgınlıklar artış göstererek giyimde,kuşamda,konuşma biçiminde ve düşünüş şeklinde bile kişiliksiz insanlar yetişecektir.Bu tip insanlar toplumun etkilendiği alanların  bazı yapılarında söz sahibi iseler o topluma her türlü kötülüğü,iyilik ve güzellik olarak sunmaya devam edeceklerdir.Avrupalılaşma denilen aslında,inançsızlık ve kültürel dejenereci aksiyonları dillerinde dolayan insanlara,  vereceğim cevap şudur.Avrupa da yaşayan halkının durumlarına bakın, her türlü adaletsizliği göre göre yaşayanlar,Avrupanın kültürel yapısından ne kadar da memnun!
               Müzik piyasası adını verdikleri,her gün ayrı ayrı tv lerde klipleri yayınlanan ,karga sesli, ne dedikleri belli olmayan,eline bir mikrofon alarak ben sanat yapıyorum diyen,orasını burasını sallayarak insanların egosunu teşhir eden şarkıcılar çıkmaktadır.Aşk ve sevgi gibi iki duygusal fenomenle,insan ruh yapısına aşırı zarar veren,ses ve görüntü kirliliği yapan insanların sayısı günden güne artış göstermektedir.Çıkardıkları albümlerinin satışının ne kadar olduğu bilinmeyen kişilerin üstelik, CD ve kasetlerimizi lütfen korsandan almayın diyenlerin kaç yüzü olduğu tartışılır.Bu tür insanlar bir toplumu ayakta tutan gerçek sanatçı kişilikleri de sanat anlayışından uzaklaştırarak küstürmüşlerdir.Gerçek sanatçılar,toplumun aynası olmaktan çıkarsa,ipi sapı belli olmayan kişilere meydan kalır.
               Her yıl öğrenci seçme ve seçilme sınavları yapılmaktadır.2 milyona yakın genç bu sınavdan umut beklercesine,sınava hazırlık süreci içerisinde özel dershanelere tonca para harcamaktır.Kıyasıya rekabet içerisinde yarış eden dershanelerin kazançları hayli yüksek olmasına rağmen ÖSYM giren insanlar acaba neden bu kadar azdır.Eğitimde özelleştirme ve dershanecilik anlayışıyla köşeyi dönenler, kazandıramadıkları öğrencilerin ,aile reislerinin sofradan, boğazdan keserek onca yatırdıkları paranın hesabını nasıl verecekler bu da sorulması gereken ve cevap istenen sorulardan?Dershane sahiplerinin altlarındaki son model arabaları ve hesaplarındaki paraları görenler asla şaşırmasın???
             Bir ülke ben güçlüyüm diyorsa önce ekonomik ve eğitimsel yönüne baksın.Ben ne kadar güçlüyüm diyeceğine,ekonomik istihdam ve eğitimsel başarıyı yakalasın.
Metafizik Uzmanı Gökhan Hani
                

 

 
  Bugün 2 ziyaretçi (74 klik) kişi burdaydı!  | 
Gökhan Hani'nin Facebook profili
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
<bgsound src ="http://www.archive.org/download/Alborada_718/AlboradaAnanau.mp3">